Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘behzat ç’

Kahve pişirmek kadar basit bir etkinliğe 40 yıllık çok ağır bir hatır misyonu yüklemek acaba biraz abartı mı? Yokluğun bu kadar hatır biriktirip insan ömrünü kat kat aşırmasına karşı bir bardak çayın birkaç günlük hatırı olduğu bilinen bir gerçek. Bu nedenle hatırlı abilerimiz “herkese benden çay” sözünü birkaç güne tekrarlamak zorunda kalmışlardır. Dahası bu kırgınlıktan, “kahve”haneye gelen misafirlerine “çayı her zaman içersin, kola iç” deyip, asitli içecek grubuna da ayrı bir değer vermişlerdir…

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Her şeye rağmen diziler, toplumsal/popüler bir veri oldukça ve bu konuda fazla cüret gösterdikçe, benim de eleştirel birkaç şahsi fikir yazmaktan çekinmemem lazım diye düşünüyorum! Elbette ki doğal hastalığımızdır; Dostlarınız yücelttikçe, beğendiğiniz yazar ve takip ettiğiniz yayın olumlayınca, tersi olamaz diye düşünüyorsunuz… Birden Behzat Ç.’nin bırakın sevilmeyi kırmızı çizgi haline gelmesi şaşırtıcıdır benim için. En azından arkadaş çevremde eleştirilmesi teklif dahi edilemez bu konumun üstüne gitmek nasıl tepkiler yaratır bilemem.

Nedir mesele diye sorduğumda “gerçekçi” diyorlardı. Peki Başka? Başka yok. Oysa gerçekçiliği gerçekçi bir akıl değil, hissi bir akıl anlar; Her zaman gittiğim berber arkadaşım da şöyle dedi bana; “Git Allah aşkına! Öyle polis mi olur abi?” Ben bir karakterin canlandırılma başarısından bağımsız, dizi kahramanı Behzat Ç.’yi sevemiyorum. Dizide Ankara’ya dair Gençlerbirliği motifleri ile “La!” lafından başka bir şey bulamadığımı, bunların da bana zaten hiç ilginç gelmediğini söylüyordum sürekli, abartıldığına nazaran. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Hayatımızda komiserlerin yeri başkadır. Cibali Karakolundaki birinci sınıf kıdemli kolu çızıklı başkomiserle başlayan ilişki daha sonra babayiğit Komiser Kemal ile devam eder. Mesleği bırakmış olsa da çocuğu kaçırılınca ya da karısına işkence yapılınca mesleğe geri dönen Komiser Kemal  babacan tavırlarıyla meslek icabı muhatap olduğu fahişelerin gözünde de on numaradır. Bu da bir çeşit meslek hastalığıdır, yapacak bir şey yoktur…

Bir fenomen haline gelen Behzat Ç.’nin de tıpkı Komiser Kemal gibi pavyonda bir dostu, öyle ya da böyle bir ailesi vardır. Her zaman işiyle muhatap olmak zorunda kalmıştır. Ve takip ettiği azılı katiller onu ailesi üzerinden cezalandırmıştır.
Her semtinde bir dizi çekildiği için doyma noktasını çoktan aşmış İstanbul’u bırakıp Ankara’yı keşfeden endüstrinin “Bir Ankara Polisiyesi” esprisi ile sunduğu ve belki de kısmen bu nedenle daha çok izlenen Behzat Ç., Ankara’nın Dikmen Vadisi gibi yaralarına parmak basması ile takdire şayan olsa da sunduğu tipleme “Ankaralı Turgut” çağrışımının ötesine pek geçememektedir ve bu yüzden tanıtımlarında araba bozulunca bozkırın ortasında Ankara havası oynamasının hiçbir özgün yanı bulunmamaktadır. (daha&helliip;)

Read Full Post »