Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘iclal karaduman’

SinemaKavram ekibinin 2013 yılında tamamlanacak olan “Ege’nin Vatanları” isimli belgeselinin 3. fragmanı. Aydın – Germencik’e bağlı Mursallı köyü ile Yunanista’nın Evia ve Grebana bölgelerinin karşılıklı hikayesi.

Reklamlar

Read Full Post »

Untitled-1-Recovered

“Mixed Kebab” filminde, senaryonun tutarsızlıklarına, entrikaların olağanın dışı bir akış yarattığına, karakterlerin kartonlaştığına kafadan koskoca bir sıfırı yapıştırıp hemen başka bir şeyden bahsedeceğim. Oryantalizmden.

Filmde kör babası ile birlikte kalan ve Belçika’ya gitmek için can atan, bunun için her tür dolandırıcılığa ve çakallığa hazır bir köylü genç kız, kökten dincilerin eline düşen kardeş, homoseksüel ağabey, akraba evliliği, Osmanlı tokadı, Belçika’da onlarca Türk bayrağı asılmış bir kıraathane ve köyünde kahveye Türk kahvesi diyen bir Türk babası bulunmakta. Türkiye’yi bunlardan anlamak zorundasınız… Ancak dahası yönetmen olarak Belçikalı “Guy Lee Thys” ismini görünce daha da şaşırdım buna. Kesinlikle orada yaşayan Türk asıllı bir yönetmenin filmi demiştim izlerken. Neden mi? Bu özensizliği sadece oralarda yaşayan Türklere yakıştırmıştım nicedir. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Orson Welles’in “Yurttaş Kane” filmi ABD rüyası denen şeye erken ve sert bir eleştiridir. Çoğu film listesinin en başında yer alır. Kane, her yolu denemiş, ünlenmiştir. İnişli çıkışlı hayatına veda ederken ağzından sadece bir kelime çıkar “Rosebud”. Bu bir çok şeyi tüketmiş “Kane”in arkasından yaşayan tek şeydir. Bir gazeteci bunun sırrını çözmek için film boyunca uğraşır ve sonunda bulur; Bu sır “Kane”in çocukluğundaki bir tahta kızaktır, üzerinde “Rosebud” yazmaktadır. Benim de tahtadan yapılma ve altlarına sanayiden demir bilyeler taktırıp yokuşta yürüttüğüm küçük bir kızağım vardı. Üstüne de “Ulaş” diye yaktırmıştım. Eminim yaşıyordur!

(daha&helliip;)

Read Full Post »

SinemaKavram ekibinin 2013 yılında tamamlanacak olan “Ege’nin Vatanları” isimli belgeselinin 2. fragmanı. Aydın – Germencik’e bağlı Mursallı köyü ile Yunanista’nın Evia ve Grebana bölgelerinin karşılıklı hikayesi.

Read Full Post »

Eskiden arabeskin kahramanları, ellerinde bağlamaları ile İstanbul`a gelip tepeden boşluğa ‘ben geldim, seni yeneceğim’ filan gibi büyük laflar ederlerdi. Ve gerçekten kendi camiaları vardı oralarda, minibüslerden bütün halka yayılan bir network üzerinden… Şimdinin modern arabeskçisi, doğu ve batının daha evrensel adamı İsmail YK’nin da camiası var sanal ortamlarda. Üstelik kendisi doğu ve batının daha geniş bir temsilini ifade etmekte. Türkçesinden giyimine, dansına kadar, bağlama da bulursunuz bu sentez de Micheal Jackson da… (daha&helliip;)

Read Full Post »

Kahve pişirmek kadar basit bir etkinliğe 40 yıllık çok ağır bir hatır misyonu yüklemek acaba biraz abartı mı? Yokluğun bu kadar hatır biriktirip insan ömrünü kat kat aşırmasına karşı bir bardak çayın birkaç günlük hatırı olduğu bilinen bir gerçek. Bu nedenle hatırlı abilerimiz “herkese benden çay” sözünü birkaç güne tekrarlamak zorunda kalmışlardır. Dahası bu kırgınlıktan, “kahve”haneye gelen misafirlerine “çayı her zaman içersin, kola iç” deyip, asitli içecek grubuna da ayrı bir değer vermişlerdir…

(daha&helliip;)

Read Full Post »

George Orwell’in “1984” romanındaki “Big Brother”, insanın her hareketini izleme üzerine kurulu bir kara ütopyayı uygular. Herkes ayrı ayrı odalarında izlenir, aynı şeye baktırılarak takip edilir ve kontrol altında tutulur. Doğru tahmindir, 1984’de herkes televizyon izlemekteydi ve zaten izlenmişlerdi. belki sobadan uyuşmuştuk, ama yine de sobaların üstünde kestaneler vardı…

1984 bile bekleniyormuş da, ‘2000’ yılı bütün bilim kurgusal adlandırmalarda daha popülerdi, ismen ve şeklen afilli bir yıldı. Daha 2000’e çok vardı ve bu gelişme hızı ile acayip şeyler olacaktı. Hani aklıma uzay aracının içinde oradan oraya koşuşturan taytlı abiler geliyor da, nafile bir hayalmiş… O tarihlerde ben kot giyiyordum hala, portakal suyu ile sosisli alıp bir parkta oğluna bisiklet sürmeyi öğreten bir babayı izliyordum. Hala hangi takım elbise ile hangi kravatı takacağımı hesaplıyordum, her zamanki gibi gömlek yakalarımdan şikayetçiydim. Bunların tamamı geçen yüzyılda bu yüzyılı tahmin eden insanların yaptığı şeylerdi. Demek ki tahminler tutmamış…

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Older Posts »